15 Mayıs 2017 Pazartesi

GAZİ MECLİS VE ATATÜRK “ve emruhum şûrâ beynehum” (..İşleri de aralarında şûra iledir (Şûra, 38)

“VE EMRUHUM ŞÛRÂ BEYNEHUM”... 

Atatürk ün soyağacı
Tuncay DEĞİŞ 
(tuncay degis <tdegis69@yahoo.com>)
Atatürk kimin çocuğu?
“Lütfen sonuna kadar okuyun...”
Vasilis Dimitriadis, 1955-1984 yılları arasında Selanik’te bulunan Makedonya Devlet Arşivi’nin müdürlüğünü yapmış, Girit Üniversitesi’nden emekli olmuş 86 yaşında bir tarih profesörü.
2010 yılında 80 yaşındayken Yunanistan’daki arşivleri didik didik tarayarak yazdığı “Bir Evin Hikâyesi; Selanik’teki Mustafa Kemal Atatürk’ün Evi ve Ailesi Hakkında Türkçe ve Yunanca Belgeler” adlı çalışması Türk Tarih Kurumu tarafından altı yıl sonra basıldı. Aslında 6 yıllık bir gecikmeyle basıldı demek daha doğru.
Çünkü, Dimitriadis 2010 yılında kitabını yazdıktan sonra Selanik’teki Türkiye Konsolosluğu’na teslim etmiş, konsolosluk kitabı ve belgelerin yer aldığı cd’leri Dışişleri Bakanlığı’na, onlar da Türk Tarih Kurumu’na göndermiş. Kitap tarih kurumunun bilirkişileri, çevirmenler, sebebi belirsiz düzeltme talepleri ile altı yıl bekledikten sonra nihayet geçen yıl yayınlanabildi.
Gecikmenin sebebi meçhul. Ama üzerine az şey yazılmış bu kitap sayesinde ilk defa Atatürk hakkında “1881 yılında Selanik’te doğmuştur. Annesi Zübeyde Hanım, babası Ali Rıza Efendi’den” daha fazla şey biliyoruz artık.
Profesör Dimitriadis, Selanik Ahmed Subaşı Mahallesi Numan Paşa Sokak No: 6’daki meşhur Pembe Ev’in arşivlerde izini sürerken sadece evle ilgili değil, Atatürk ve ailesi hakkında da ilk defa ortaya çıkan ve bugüne kadarki pek çok şehir efsanesini bitirecek belgelere ulaşmış.
Öncelikle bugün Selanik’te hâlâ Atatürk’ün doğduğu ev olarak ziyaret edilen ama bazı yerlerde “aslında o Atatürk’ün evi değil, sonradan ona yakıştırılmış” denen ev gerçekten Mustafa Kemal’in doğduğu ev.
Evin bulunduğu semt Selanik’te Türklerin yaşadığı Bayır adı verilen bölge. Semtin adı Rumeli Beylerbeyi Koca Rasim Paşa’nın yaptırdığı camiden geliyor. Evin bulunduğu bölgede oturan erkekler genelde kereste işiyle meşguldüler.
Bu erkeklerden birinin adını iyi biliyoruz; Ali Rıza Efendi. Çocukluğumuzda okul köşelerindeki tek kare resmi dışında ilk defa bu kitapla Ali Rıza Efendi’yi biraz daha yakından tanımış oluyoruz. Kitaptaki emlak kayıtlarına göre onun da mesleği “Keresteci”. Ama daha ilginci kayıtlarda ilk kez Ali Rıza Efendi’nin 18. yüzyıla kadar uzanan şeceresi yer almakta. Şecereye göre Ali Rıza Efendi’nin babasının, yani Mustafa Kemal’in büyükbabasının adı Ahmed. Ali Rıza Efendi’nin büyük babasının adı ise Mustafa. Yani Mustafa Kemal’e dedesinin adı verilmiş.
Kayıtlarda Zübeyde Hanım’ı da daha yakından tanımamızı sağlayan bilgiler var.
Zübeyde Hanım’ın ailesi o çağa göre nadir olan kadınların iyi eğitim aldıkları bir aile. Babasının adı Ömer, eşinin adı Halil olan büyükannesi Emine, “Molla” sıfatıyla kayıtlarda yer alıyor. Bu dinî eğitim almış kadınlara verilen bir sıfat. Teyzesi Fatma da “Molla” olarak geçiyor. Zübeyde Hanım’ın annesinin yani Mustafa Kemal’in anneannesinin adı Ayşe, babasının yani Mustafa Kemal’in büyükbabasının adı ise Feyzullah (Onun babasının adı da İbrahim)
Zübeyde Hanım’ın meşhur kargaların kovalandığı çiftlik hikâyesinde geçen kardeşi, yani Mustafa Kemal’in dayısının adı ise Hüseyin Ağa. 1899’dan önce öldüğü dışında hakkında fazla bilgi yok…
Farsça “kasımpatı” anlamına gelen çok sık kullanılmayan bir isme sahip olan Zübeyde Hanım’ın belgelerde şahsi mührü de var. Mühürde “cüllat-i güldar-i Zübeyde” yazılı. Yani “İçinde kasımpatı çiçekleri olan palmiye yapraklarından yapılmış sepet.”
Kitaptaki belgelere göre 1875 yılından önce yapıldığı tespit edilen Pembe Ev’in ilk sahibi Ferhad oğlu İskender’dir. Evin üç el değiştirdikten sonra 1877 yılının Aralık ayında Hatice Zarife tarafından 52/72’lik hissesi Keresteci Ahmed oğlu Ali Rıza’ya satılır. Geri kalan hisseleri ise Mart 1878’de Feyzullah kızı Zübeyde alır. Kayıtlarda Zübeyde Hanım’ın eşinin adıyla değil de babasının adıyla geçmesinin sebebi evi satın aldıklarında belki evlenmemiş, belki nişanlı olmaları ya da kayıtlarla ilgili bir sorun olabilir. Ama 1878’de ev toplamda 13.500 kuruşa Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım çiftinin olmuş. Belediyeden bir mimarın gelip ölçülerini aldığını yine kitaptaki emlak kayıtlarından öğrendiğimiz ev, dokuz oda bir mutfaktan oluşan büyük bir konak ve 341 m2’lik bir arsa üzerine kurulu. Üç yıl sonra 1881’de bu evde Mustafa dünyaya gelecek ve sekiz yıl bu evde yaşayacaktır.
Yine kayıtlardan Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın evlerinin hemen yanında beş odalı başka bir ev daha inşa ettirdiklerini de öğreniyoruz. Hatta bu mülkleri daha sonra aralarında paylaştırmışlar ama paylarını ortak kullanmaya devam etmişler. Ta ki 1887’ye kadar...
1887 yılında yani Mustafa Kemal 6 yaşındayken Ali Rıza Efendi hayatını kaybeder. Tam ölüm tarihi ve ölüm nedeni kayıtlarda mevcut değil ama mirasının “şeri mahkeme” tarafından tasdik edildiği 13 Nisan 1877’den önce vefat ettiği kesin. Keresteci Ali Rıza Efendi’nin mirası eşi, oğlu Mustafa ve kızları Makbule ile Naciye arasında bölüştürülmüş. Atatürk’ün az bilinen kız kardeşi Naciye’nin adı ise en son Ocak/Şubat 1888’de emlak kayıtlarında geçmiş. Kitaba göre muhtemelen bundan kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiş.
Ali Rıza Bey’den kalan miras ailenin o günlerde maddi olarak zor günler geçirdiğini gösteriyor. Defni için 500 kuruş harcanan Ali Rıza Efendi’den Zübeyde Hanım’a 751 kuruş, oğlu Mustafa’ya mirasın yüzde 44’ü olan 1.929 kuruş ve iki kızına da 964’er kuruş kalmış. Tabii bir de ederi 35.010 kuruş olan bir ev. Ama kayıtlarda Ali Rıza Efendi’nin Selanik’teki “Stambul Çarşısı” esnaflarından Nuri Efendi’ye 28.800 kuruş borcu olduğu görülmekteydi. Nuri Efendi mahkemeye başvurarak Ali Rıza Efendi’nin, borca karşılık evini rehin olarak verdiğini iddia eder ve Pembe Köşk’ü ister. Mahkemede Zübeyde Hanım bu borcu inkâr eder. Mahkeme kayıtlarındaki belgede Nuri Efendi’nin bariz şekilde sarhoş olduğu ve mahkemeye sunduğu belgenin bağlayıcı olmadığı yazmaktadır. Sonunda mahkeme evin Zübeyde Hanım’da kalmasına karar verir. Ama Zübeyde Hanım eşinin vefatından kısa bir süre sonra küçük evi satar, büyük evi de rehin vererek Mustafa ve Makbule’yi yanına alıp Selanik yakınlarındaki Langaza’daki ağabeyi Hüseyin Ağa’nın yanına taşınır. Ama Mustafa’nın iyi bir eğitim sürmesini isteyen Zübeyde Hanım, onu yine Selanik’teki evlerine yakın teyzesi Fatma Molla’nın yanına gönderir. 1899’da annesi vefat eden Zübeyde Hanım’a teyzesinin oturduğu bu ev miras kalır. Ardından daha küçük bir eve geçerler, 1906’da aile tekrar Pembe Köşk’e döner. Bu arada 1908’de artık bir subay olan Mustafa Kemal’in de aynı mahalleden iki ev aldığını öğreniyoruz. İlginç detaylardan biri de Zübeyde Hanım’ın ikinci eşi Ragıp Abbas. Günün sonunda Selanik kaybedilince Zübeyde Hanım, üç evini bırakarak İstanbul’a gidiyor. Ama ikinci eşi Ragıp Abbas Selanik’te kalıyor. Evlerin mülkiyeti için dava açıyor ama kaybediyor. Evler önce terk edilmiş mallar olarak tescilleniyor, sonra başkalarına satılıyor. 1933 yılında Selanik Belediye Meclisi Pembe Evi satın alarak Atatürk’e hediye ediyor. Aslında satın aldıkları evin Zübeyde Hanım’ın mülkü olduğunu bilmeden... Kitap bir polisiye gibi bu evlerin izini sürüyor. Ama bence en dikkat çekici yeri Ali Rıza Efendi’nin mirasında bir miktar parası ve ev dışında sıralanan kalemler:
45 kuruş değerinde 6 sof ceket ve bir yelek
20 kuruş değerinde 1 köhne pantol
40 kuruş değerinde 1 palto
20 kuruş değerinde 1 sandık
5 kuruş değerinde Lügat-i Osmani
10 kuruş değerinde Miftah’ul Kulub
Mirastaki son maddede duralım. Miftah’ul Kulub yani “Kalplerin Anahtarı”, Abdülkadir Geylani’nin 15. göbekten torunu Muhammed Nuri Şemseddin Nakşibendi’nin (1801-1863) yazdığı hâlâ daha basılan ehl-i tariklerin en çok rağbet ettiği, tarikat yoluna girenlere okutulan popüler kitaplardan biri.
Şöyle başlıyor:
“Bu eserin derlenip yazılmasına kalkmaya ve başlamaya sebep olan durum şudur: Hicrî 1259 (M. 1843) yılı rebiülâhir ayında, kendi hücremizde teveccüh halindeydik. Bu hâlde bulunduğumuz sırada; Enbiyanın Sultanı Evliyanın Asfiyanın Müttakilerin Baş Tacı Efendimiz Hazretleri zuhur etti. Allah, ona. salât ve selâm eylesin.
Bu hiçbir şey hükmünde olan kula; ihsan, mürüvvet, lütuf ile şöyle buyurdu:
-Nuri, evlâdım, vakitler bir başka oldu. Âşık, sadık, mana yüzünü görmeyi isteyen ümmetlerim; esenlikle yollarını bulup hoşnutluk yoluna bel bağlayarak vuslat sırrına nail olsunlar.
Sofilerden bazısı da; arada vasıta olmadan takvası üzere giderek, yollarını düzeltmek için özlerine bir kabiliyet gelsin. Zira, bir alay kimseler vardır ki; ehlullah kisvesini giymiş, kemer bağlamış, başına taç giymiş, şeriatıma da itibar etmemiş durumdadır. Geçen hâlinden ve tecellisinden söz ederek; ehlullahın yazdıkları risalelerden ve şiirlerden ezberleyip meclis meclis gezip o hâllerden dem vururlar...”
Mirasında çocuklarına bir Osmanlıca sözlükle birlikte bu kitabı bırakan keresteci Ali Rıza Efendi’nin de ehl-i tarik olduğunu (Kadiri ya da Nakşi) tahmin edebiliriz. Mustafa Kemal ise 1925 yılında bu kitabı okuyanların tekke ve zaviyelerini kapatmıştı. Muhtemelen bu kitap da uzun yıllar yasaklı kitaplar listesinde yer aldı. Bu başlangıcı yüzünden çokça eleştirilen kitabın ancak 1976 yılında Latin harfleriyle basılması bunu gösteriyor. Yine de emin değiliz.
Babasından miras kalan kitap hâlâ kütüphanesinde mi diye merak edip Anıtkabir sitesindeki Atatürk’ün kitapları bölümüne bakarsanız, benim gibi bulamayabilirsiniz. Belki de depodadır.
Ama Vasilis Dimitriadis’in “Bir Evin Hikâyesi” muhakkak kitaplığınızda olmalı. Kitabı okurken, borç içindeki keresteci babasından az bir parayla birlikte bir tasavvuf kitabı miras kalmış, dedesi Mustafa’nın adını taşıyan, iyi bir dinî eğitim almış güçlü bir annenin himayesinde yetişmiş Mustafa Kemal’in şahsında bütün bir 200 yıllık sorunlar, travmalar gözlerinizin önünden geçiyor. Mustafa Kemal, 23 Nisan 1920’de Meclis’i açarken arkasındaki levhada Şûrâ suresinin 38. âyeti asılıydı:
“Ve emruhum şûrâ beynehum”...  
(..İşleri de aralarında şûra iledir;..)
Orada emredildiği gibi işlerimizi hâlâ istişare ile yürütmeye, daha çok konuşmaya, birbirimizi anlamaya ihtiyaç var. Çünkü ortak bir hikâyenin çocuklarıyız...

21 Ocak 2017 Cumartesi

AKP ve MHP Unsurları Tarafından (siparişe uygun olarak) Hazırlanıp Meclise Sunulan "YENİ ANAYASA PAKETİ" Hakkında Açıklama Yapan 99 Cesur Yürek. Gerçek Millet Vekili ve Açıklamaları

Cesur Yürekli (99) E. Milletvekili'nin Açıklaması ve İsimleri
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖNCEKİ ÜYELERİNİN BASIN AÇIKLAMASI
1.     Önceki TBMM üyeleri sıfatıyla göreve başlarken, Anayasa gereği ettiğimiz yemine sadakatimizi, anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesine inancımızı ifade etmek üzere bir araya geldik.
2.     Bizler, Anayasanın Başlangıç Kısmında yazılı Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluş Felsefesine özüyle ve sözüyle bağlı kişiler olarak; Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ü ve arkadaşlarını saygı ile anıyoruz. Anayasanın Başlangıcında “Kuvvetler Ayrımının Devlet Organları Arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği” vurgulanmış, ancak son teklifle yürütmenin üstünlüğü ve hakimiyeti karşısında, Yasama ve Yargı güçsüzleştirilerek, denge ve denetim mekanizması telafisi güç ve hatta imkansız şekilde zarar görmüştür.
3.     Bizler, Anayasanın Birinci Kısmında (1-11 nci maddelerde) Yazılı “Esaslar”ı dikkate alarak bu konuda tereddüt yaratacak her değişikliğe karşıyız.
4.     Bizler, Anayasamızın İkinci Kısmında yazılı "Temel Haklar ve Ödevlerin Yasama – Yürütme – Yargı tarafından dokunulmaz olduğunu", İnsan hakları ihlallerinin insan onuru ile bağdaşmadığını, devletin temel amaç ve görevleri arasında; kişinin temel hak ve özgürlüklerini hukuka aykırı sınırlayan engellerin kaldırılmasını ve kişilerin “iyi yönetişim” haklarının bulunduğunu insan hakkı bakımından ihlallerin endişe verecek şekilde arttığını ve “insan haklarına saygıyı” hatırlatarak “Anayasanın uygulanmasını ve Devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasının gözetilmesini” Devletin başı olan Bağımsız Sayın Cumhurbaşkanına ettiği yeminle hatırlatıyoruz. Düşünce ve Düşünceyi Açıklama Özgürlüğünün sınırlı olduğu OHAL döneminin de tartışma ve karar alma süreçleri ile anayasa değişikliği ilk andan itibaren hep tartışılacaktır. Anayasanın Mali ve Ekonomik Hükümleri arasında yer alan bütçe ve kesin hesapla ilgili maddelerin temel hak ve özgürlüklerden olan “Bütçe Hakkı” nın TBMM’nin yasama yetkisinde olduğunu ve hiçbir kişiye ve kurum veya kuruluşa devredilemeyeceğini hatırlatırız.
5.     Bizler, Anayasa yapım konusundaki bilgi birikimi ve uygulamalarımız dikkate alındığında; “nevi şahsına münhasır anayasa”, “Türk Tipi Anayasa” gibi söylemler ve kişisel arzu ve hevesler yerine, bundan sonraki süreçlerde; (Teklifin 2. Tur oylamasında, Cumhurbaşkanınca onanması veya geri gönderilmesinde, referanduma sunulmasında) aklın, bilimin ve evrensel değerlerin esas alınmasını, özel düzenlemelerden kaçınılmasını talep ediyoruz.
Anayasa Yapma Usul ve Esasları’na uyularak Karar sürecinde; Teklifin leh ve aleyhindeki her türlü düşüncenin, Teklifin getirdiği fırsat ve imkanların, Teklifin doğuracağı risk, tehdit ve tehlikelerin, birer birer sayılmasını ve yazılmasını, sonunda Düzenleyici Etki Analizinin yapılmasını öneriyoruz.
Bizler Anayasanın 3. Kısmında yazılı, Devletin Temel Organları olan Yasama, Yürütme ve Yargı’da kuvvetler ayrımının önemine binaen yapılacak, Anayasal ve Yasal Düzenlemeleri yapma yetkisinin; Anayasal sınırlar içinde TBMM nde olduğunu bilerek, toplumu ve mevzuatı derinden etkileyecek bu düzenlemelerin iyi yönetişim ve Demokrasi Kuralları dairesinde iyi bir hazırlık sürecinden sonra teklifin yetkili organlar önüne getirilmesinin katılımcı ve çoğulcu demokrasinin gereği olduğunu düşünüyoruz. Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin anayasamıza vazgeçilmez biçimde yerleştirdiği demokratik parlamenter sistemin güçlendirilerek sürdürülmesi gereğine inanıyoruz.
Denge ve Denetim Konusunda ileri sürülen aleyhteki görüşler dikkate alınmalıdır.
Kuvvetler ayrımının Yasama aleyhine bozulduğu, Yasamanın etkinliğinin ve verimliliğinin azaltıldığı süreçte Yasama Meclisi Üye sayısının arttırılması gereksiz yüktür. Yürütme içindeki Cumhurbaşkanının nitelikleri ve tarafsızlığı ile Görev ve Yetkileri, Sorumluluk ve sorumsuzluğu gibi hükümler açık seçik net olmalı ve tartışılır olmaktan çıkarılmalıdır. Cumhurbaşkanı da olsa, hesap veren, yargılanan, herhangi bir özel imtiyazın tanınmadığı, dokunulmazlık zırhı ile koruma kabul edilemez ve soruşturmanın zorlaştırılması düşünülemez. OHAL Kararını almak, uzatmak Temel Hak ve Özgürlükleri ve onların sınırlandırılmasını içerdiğinden, yürütmenin değil TBMM'nin işi olmalıdır.
6.     Bizler, TBMM'nin “Yargının Bağımsızlığı, Tarafsızlığı, Yansızlığı” ilkeleri konusunda hiçbir tereddüt yaşanmaması gereğini önemle vurguluyoruz. HSK yapısı, hakim ve savcıların atanması, özlük hakları gibi hususlar bağımsız kurullar tarafından düzenlenmelidir. Cumhurbaşkanının yargılanmasına veya Cumhurbaşkanı tarafından açılacak iptal davalarına bakacak Anayasa Mahkemesi Üyelerinin atanmasında Cumhurbaşkanının tek başına karar vermesi endişe duyulacak ve tartışılacak bir husustur.
7.     Bizler, Anayasa Değişikliği ile ilgili olarak istikrarın öncelikle demokrasi, hukuk ve normalleşmede aranması gerektiğine inanıyor, Yüce meclisimizin bunu başaracak güç ve kabiliyette olduğuna inancımızı halkımızın yüce takdirlerine sunuyoruz.
NO
AD-SOYAD
PARTİ
GÖREV
1
ABDÜLLATİF ŞENER
AKP
19. 20. 21. ve 22. Dönem Sivas Miletvekili, MALİYE ESKİ BAKANI, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI, GENEL BAŞKAN (TP)
2
EMİN ŞİRİN
AKP
22. Dönem İstanbul Milletvekili, GENEL BAŞKAN (LDP)
3
ERDAL KALKAN
AKP
18. Dönem Edirne, 23. ve 24. Dönem İzmir Milletvekili
4
ERTUĞRUL YALÇINBAYIR
AKP
20. 21. ve 22. Dönem Bursa Milletvekili, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI
5
HALUK ÖZDALGA
AKP
23. ve 24. Dönem Ankara Milletvekili
6
MİRAÇ AKDOĞAN
AKP
20. 21. ve 22. Dönem Malatya Milletvekili
7
YAŞAR YAKIŞ
AKP
22. ve 23. Dönem Düzce Milletvekili DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI
8
BURHAN ORHAN
AKP
21. Dönem Bursa Milletvekili
9
BEYHAN ASLAN
ANAP
21. Dönem Denizli Milletvekili
10
İSMAİL SÜHAN ÖZKAN
ANAP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
11
KURTCEBE ALPTEMUÇİN
ANAP
17. ve 18. Dönem Bursa Milletvekili, DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI
12
MEHMET PÜRDELİOĞLU
ANAP
18. Dönem Hatay Milletvekili
13
MURAT BATUR
ANAP
18. Dönem Şanlıurfa Milletvekili
14
NESRİN NAS
ANAP
21. Dönem İstanbul Milletvekili, GENEL BAŞKAN
15
RIFAT DİKER
ANAP
18. Dönem Ankara Milletvekili
16
TINAZ TİTİZ
ANAP
17. Dönem İstanbul 18. Dönem Zonguldak ve 19. Dönem Ankara Milletvekili, KÜLTÜR VE TURİZM ESKİ BAKANI
17
ALİ ARSLAN
CHP
22. ve 23. Dönem Muğla Milletvekili
18
ALİ ÖZGÜNDÜZ
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
19
ALİ RIZA GÜLÇİÇEK
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
20
ALİ RIZA ÖZTÜRK
CHP
23. ve 24. Dönem Mersin Milletvekili
21
ALİ SARIBAŞ
CHP
24. Dönem Çanakkale Milletvekili
22
ALİ SERİNDAĞ
CHP
24. Dönem Gaziantep Milletvekili
23
ALTAN ÖYMEN
CHP
16. Dönem Ankara, 20. Dönem İstanbul Milletvekili TURİZM ESKİ BAKANI, GENEL BAŞKAN (CHP)
24
AZİMET KÖYLÜOĞLU
CHP
16. ve 19. Dönem Sivas Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
25
BERHAN ŞİMŞEK
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
26
BEYTİ ARDA
CHP
14. Dönem Kırklareli Milletvekili
27
BİNNAZ TOPRAK
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
28
BÜLENT BARATALI
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
29
CELAL DİNÇER
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
30
CEVDET SELVİ
CHP
18. Dönem Eskişehir, 20. Dönem İstanbul, 22. Dönem Eskişehir, 23. Dönem Kocaeli, GENEL BAŞKAN (CHP)
31
ERCAN KARAKAŞ
CHP
19. ve 20. Dönem İstanbul Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI
32
GÖKHAN GÜNAYDIN
CHP
24. Dönem Ankara Milletvekili
33
GÖNÜL SARAY
CHP
21. Dönem Amasya Milletvekili
34
GÜRYÜZ KETENCİ
CHP
20. ve 22. Dönem İstanbul Milletvekili
35
HALİL ÇULHAOĞLU
CHP
18. ve 19. Dönem İzmir Milletvekili, TURİZM, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANI
36
HASAN GEMİCİ
CHP
20. ve 21. Dönem Zonguldak Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
37
HURŞİT GÜNEŞ
CHP
24. Dönem Kocaeli Milletvekili
38
HÜSEYİN BAYINDIR
CHP
22. Dönem Zonguldak Milletvekili
39
İZZET ÇETİN
CHP
22. Dönem Kocaeli ve 24. Dönem Ankara Milletvekili
40
KEMAL ANADOL
CHP
15. ve 16. Dönem Zonguldak, 18. 22. ve 23. Dönem İzmir Milletvekili
41
KEMAL EKİNCİ
CHP
24. Dönem Bursa Milletvekili
42
MEHMET ALP
CHP
19. Dönem Kars Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
43
MEHMET BOZTAŞ
CHP
22. Dönem Aydın Milletvekili
44
MEHMET KERİMOĞLU
CHP
19. Dönem Ankara Milletvekili
45
MURAT KARAYALÇIN
CHP
20. Dönem Samsun Milletvekili, DIŞİŞLERİ ESKİ BAKANI, BAŞBAKAN ESKİ YARDIMCISI, GENEL BAŞKAN (SHP)
46
MUSTAFA KUL
CHP
18. 19. ve 20. Dönem Erzincan Milletvekili, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI
47
NADİR SARAÇ
CHP
22. Dönem Zonguldak Milletvekili
48
NİHAD MATKAP
CHP
19. ve 20. Dönem Hatay Milletvekili, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI
49
NURİ ÇELİK YAZICIOĞLU
CHP
14. ve 16. Dönem Çankırı Milletvekili
50
ONUR ÖYMEN
CHP
22. ve 23. Dönem Bursa Milletvekili
51
OSMAN KORUTÜRK
CHP
24. Dönem İstanbul Milletvekili
52
ÖNAY ALPAGO
CHP
PARLAMENTO DIŞI DEVLET ESKİ BAKANI
53
RAMİS TOPAL
CHP
24. Dönem Amasya Milletvekili
54
RIDVAN BUDAK
CHP
21. Dönem İstanbul Milletvekili, SENDİKA GENEL BAŞKANI (DİSK)
55
RIZA TÜRMEN
CHP
24. Dönem İzmir Milletvekili
56
SÜHEYL BATUM
CHP
24. Dönem Eskişehir Milletvekili
57
ŞAHİN MENGÜ
CHP
23. Dönem Manisa Milletvekili
58
TİMUÇİN SAVAŞ
CHP
19. Dönem Adana Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI
59
TURABİ KAYA
CHP
25. ve 26. Dönem Kırklareli Milletvekili
60
ULUÇ GÜRKAN
CHP
19. 20. ve 21. Dönem Ankara Milletvekili
61
VEZİR AKDEMİR
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
62
YILMAZ KAYA
CHP
22. Dönem İzmir Milletvekili
63
ZÜLFÜ LİVANELİ
CHP
22. Dönem İstanbul Milletvekili
64
AGAH OKTAY GÜNER
DP
16. Dönem Konya, 20. Dönem Ankara ve 21. Dönem Balıkesir Milletvekili, TİCARET VE KÜLTÜR ESKİ BAKANI
65
HÜSAMETTİN CİNDORUK
DP
17. Dönem Samsun ve 19. Dönem Eskişehir Milletvekili, TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI ESKİ VEKİLİ, TBMM ESKİ BAŞKANI
66
NAMIK KEMAL ZEYBEK
DP
18. ve 20. Dönem İstanbul Milletvekili, KÜLTÜR ESKİ BAKANI GENEL BAŞKAN (Demokrat Parti)
67
ALİ ARABACI
DSP
21. Dönem Bursa Milletvekili
68
AYDIN TÜMEN
DSP
20. ve 21. Dönem Ankara Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
69
AYŞE GÜROCAK
DSP
21. Dönem Ankara Milletvekili
70
FADLI AĞAOĞLU
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
71
HASAN METİN
DSP
21. Dönem İzmir Milletvekili
72
İSMET VURSAVUŞ
DSP
21. Dönem Adana Milletvekili
73
MAHMUT ERDİR
DSP
20. ve 21. Dönem Eskişehir Milletvekili, TARIM VE KÖYİŞLERİ ESKİ BAKANI
74
NECDET SARUHAN
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
75
NUMAN GÜLTEKİN
DSP
21. Dönem Balıkesir Milletvekili
76
ORHAN OCAK
DSP
21. Dönem Bursa Milletvekili
77
RAMİS SAVAŞ
DSP
21. Dönem Sakarya Milletvekili
78
YEKTA AÇIKGÖZ
DSP
21. Dönem Samsun Milletvekili
79
YÜCEL ERDENER
DSP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
80
AYFER YILMAZ
DYP
20. ve 21. Dönem Mersin Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
81
UFUK SÖYLEMEZ
DYP
20. ve 21. Dönem İzmir Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
82
SAVAŞ ARPACIOĞLU
HP
17. Dönem Amasya Milletvekili
83
ERTUĞRUL KUMCUOĞLU
MHP
21. Dönem DSP 23. Dönem MHP Aydın Milletvekili
84
İBRAHİM YAŞAR DEDELEK
MHP
19. 20. ve 21. Dönem Eskişehir Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
85
MEHMET ASLAN
MHP
21. Dönem Ankara Milletvekili
86
MELEK DENLİ KARACA
MHP
21. Dönem Çorum Milletvekili
87
METANET ÇULHAOĞLU
MHP
21. Dönem Adana Milletvekili
88
METİN ERGUN
MHP
21. ve 23. Dönem Muğla Milletvekili
89
MUSTAFA GÜL
MHP
21. Dönem Elazığ Milletvekili
90
NAZİF OKUMUŞ
MHP
21. Dönem İstanbul Milletvekili
91
RECEP TANER
MHP
23. Dönem Aydın Milletvekili
92
SADİ SOMUNCUOĞLU
MHP
16. Dönem Niğde, 20. ve 21. Dönem Niğde Milletvekili, DEVLET ESKİ BAKANI
93
ŞENOL BAL
MHP
23. Dönem İzmir Milletvekili
94
BİROL BÜYÜKÖZTÜRK
MHP
21. Dönem Osmaniye Milletvekili
95
ENİS ÖKSÜZ
MHP
21. Dönem Mersin Milletvekili, ULAŞTIRMA ESKİ BAKANI
96
ERDAL KOYUNCU
SHP
19. Dönem Siirt Milletvekili
97
HASAN KORKMAZCAN
VATAN
14. 15. 19. ve 20. Dönem Denizli Milletvekili, TBMM ESKİ BAŞKAN VEKİLİ, TPB BAŞKANI
98
YAŞAR OKUYAN
VATAN
20. ve 21. Dönem Yalova Milletvekili, GENEL BAŞKAN (DTP) ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK ESKİ BAKANI,
99
SAADETTİN TANTAN
YURT
21. Dönem İstanbul Milletvekili, İÇİŞLERİ ESKİ BAKANI, GENEL BAŞKAN (YURT PARTİSİ)